Gönderen: SELMA GÖKTANER in bir etiket on
Eyl 13, 2008
şimdide varmı bilmiyorum ama bi aralar arabalarda ceset torbası taşıması zorunluluğu getirilmiş haberlerde duyurlmuştu gizemcim 6-7 yaşlarında bu olaydan çok korkmuştu her arabada ceset torbası gerçekten ürktücüydü. çok fazla kafasına takmaması için üstü kapalı cevaplar veriyordum. ama gizem bu olaya kafayı takmıştı birgün bana " anne tamam ceset torbası taşıyacağızda torbaya koyacağımız cesedi nerden bulacağız" ilahi gizem...........
Gönderen: SELMA GÖKTANER in bir etiket on
Eyl 13, 2008
Gizemcim 42 günlüktü işe başlamak zorunda kaldım iş yerim yakın olduğu için sabahları emzirip işe gidiyor öğlenleride emzirmek için geliyordum öyle bi koşturmaca ile ancak 3 ay dayanabildim ve mamalara başladık 3 ayı bitmişti birgün uyandığını ve hiç sesinin çıkmadığını fark ettik. meğer kızım baş parmağını farkettmiş şapur şupur parmağını emiyor önceleri bu hali çok sevimli gelmişti. ama sonraları bıraktırmak için çok uğraştık 6 yaşına gelmiş ve hala parmağını emiyordu.o da emmek istemiyordu ama emmeden uyuyamıyordu hatta parmağını emdiğini kimse görmesin diye başını yastığın altına koyuyor gene emerken uyuyordu. baş parmağımıza oje sürdük eldiven taktık kına yaktık aklımıza gelen duyduğumuz herşeyi denedik ama olmadı. herakşam uyurken ben ona masal anlatırdım birğün horhor canavarı diye bi masal uydurdum. horhor canavarının hergece uyuyan çocukları gezdiğini parmağını emenleri bulunca çuvalına doldurup kömürlüğe götürdüğünü uydurdum ve kızım parmak emmeyi bıraktı . böyle korkutarak bırakmasını istemezdim ama artık çare bulamamıştım. ama çok büyük hata yaptığımı çok sonraları fark ettim kızım daha sonra kötü rüyalar görmeye başladı bu rüyaların altında yatan gerçekte horhor canavarıydı. sonralarıda böyle birşey olmadığını anlatmak için çok zorlandım. bazı hataları yanlışları düzeltmek için başka hatalarda yapıyoruz ve yaparken bunu fark etmiyoruz ama bu gerçekler yıllar sonrada olsa karşımıza çıkıyor.
Gönderen: SELMA GÖKTANER in bir etiket on
Eyl 13, 2008
Gizemcim 1.sınıfa yeni başlamıştı büyük bir heycan yaşıyorduk benim küçük kızım büyümüş okula başlamıştı ne büyük heycan anlatamam bütün gece uyuyamamış önlüğünü çorabını yakasını mendili akşamdan hazırlayıp baş ucuna koymuş sabahı zor etmiştik ne varki okula başladığımızın 3.haftasında bütün sınıfta su çiçeği olayı başlamış bütün çocuklar sıradan su çiçeğine yakalanmıştı ve bizede sıra gelmişti o hafta okula göndermeyeceğim için annem yanımıza geldi gizmoya bakmak için önce bi doktora götürelim dediğimizde annem 4 çocuk 3 torun büyütmüş bi insan olarak aman kızım doktorlarda anlamıyoki su çiçeğinden eveden çıkmasın üşütmesin yeter. doktorun yapacağı bişey yok dedi ben kolay kolay anne sözü dinlemeyen ben anne sözü dinleyeceğim tuttu. kızım okula yeni başladığı için heycanıda kaybolmasın diye her öğlen defterini alıyor öğretmenine götürüp imzalatıyor yeni ödevini sınıfta yaptıklarını not alıp önce eve sonrada koştura koştura işe gidiyordum kızım çiçekleri yavaş yavaş solmaya başladı ama öksürük artmıştı dışarıda çıkarmıyorduk üşütmesin diye. ama bir türlü öksürüğü geçmemişti. daha önceden kullandığımız öksürük şuruplarıda işe yaramamıştı. bu böyle 15 gün devam etti ve dayanamadım doktora götürdüm evet çocuğum bronşit olmuştu. biz geçer geçer diye beklerken o daha kötü olmuştu. su çiçeğindede çocuk döküntülerini daha çabuk tedavi ettsin diye A vitamini vermek ve çocuğu da temiz havaya çıkarrmak gerekmiş oysa biz üşüteceğiz diye çocuğun burnunu camdan bile çıkarmamıştık............