Gönderen: münevver in bir etiket on
Ağu 14, 2008
Delikanlı kızı çok seviyordu...Kız ise onun temiz duygularını kullanabilecek kadar zalimdi..Kalbi o kadar katılaşmıştı ki soğukkanlılıkla bana sevgini isbat etmeni istiyorum, eğer gerçekten seviyorsan annenin kalbini getirirsin dedi..Delikanlı şaşırmış, ne diyeceğini bilemiyordu..Bunu benden nasıl istersin dedi..Kız ise anlamam,beni istiyorsan bunu yapmalısın dedi...Delikanlının aşktan gözleri öylesine kör olmuştu ki ,kızın bu isteğini kabul etti...Eve geldiğinde annesi ona sevgi dolu gözlerle bakmıştı...Delikanlı aklını yitirmiş gibiydi..Annesine sevdiği kızın kendinden istediği şeyi itiraf etti..Anne oğlunun bu haline çok üzüldü ve kendini öldüreceğini anladı...Hiç karşı koymadı..Delikanlı sevdiği kızın kendinden istediği şeyi yapmış olmanın sevinciyle ve heyecanla koşarken ayağı bir taşa takıldı ve düştü..Mendile sarmış olduğu ve hala sıcak olan annesinin kalbide elinden fırladı.. Ve o anda annesinin kalbinden bir ses yükseldi; CANIM YAVRUM BİR YERİN ACIDIMI ?
Gönderen: münevver in bir etiket on
Ağu 14, 2008
Kızım benim için yaşanan büyük bir acının ardından tarif edilemez bir mutluluk oldu. Bir anne adayının karnında her geçen gün büyüyüp gelişen mucize gibi bir varlığı taşımanın ne kadar mükemmel ve ne kadarda zahmetli olduğunu anneler çok iyi bilirler. Bu kadar çekilen sıkıntılı günlerin ardından anne adayının tek istediği canını , yavrusunu kucağına sapa sağlam almaktır. Ama ben bunu ilk hamileliğimde yaşayamadım. Zor geçen bir doğumun ve uzun bir gecenin ardından nihayet oğlum sabah doğmuştu. Fakat sesi çıkmıyordu. Tam doğum bitti diye sevinecekken neden ağlamıyordu bebeğim. O an çektiğim bütün sıkıntıyı unutup sadece oğlumu düşünüyordum. Ne yazık ki kordon dolanmıştı ve oğlum nefes almıyordu. Son anda yapılan müdahaleyle hayata geri döndü. Ama asıl acı günler bundan sonra geldi.Yoğun bakımda geçen tam 100 gün. Dile kolay. Gözünüzün önünde küçücük bebeğinizin dayanılmaz acılar çektiğini görüyorsunuz ama hiçbirşey yapamıyorsunuz. ALLAH kimseye yaşatmasın. AMİN. Oğlumu 10 nisan 2007 de kaybettik. Eşimin polis günüydü ama en acı günümüz oldu artık o gün. Oğlumu kaybettikten 1 ay sonra kızıma hamile olduğumu anladım. Korkuyla ve umutla geçen bir gebeliğin ardından nihayet kızıma kavuştuk. Ve o bana hayata karşı yeni bir başangıç, yeni bir umut oldu. ANNELERE DOĞUM YAPACAKLARI HASTANEYİ ÖZENLE SEÇMELERİNİ VE DOKTORLARINIDA MUTLAKA TECRÜBELİ OLAN LARDAN SEÇMELERİNİ TASİYE EDERİM.
Gönderen: münevver in bir etiket on
Ağu 14, 2008
Anne babalar bir yanda gelecek bebeğin heyecanını yaşarken,diğer yandan yeni doğacak bebeğin kendi hayatlarını nasıl etkileyeceği konusunu düşünürler. Uykusuz geceler, beraber bir yere gidememe, birbirlerine olan ilginin azalması gibi endişeler eşlerin zihinlerinde yer eder. Anne baba adaylarının bunu aşmaları için öncelikle ailelerine katılacak yeni bir ferdin getireceği mutluluk düşünülmelidir.Anne babalar yeni gelecek aile bireyine karşı sevgi dolu beklentiler içerisinde olmalıdırlar.Yeni bebek onlara anne baba olma duygusunu hissettirecek ve anne babalar bu durumdan büyük keyif alacaklardır.Yeni doğacak bebeğin de en büyük ihtiyacı sevgi dolu bir aile ortamıdır. Bu sevgi dolu ortam, doğacak bebek için daha anne karnında iken hissettirilmelidir.Unutmayınız ki çocuğun dış ortam yani dünya ile ilk etkileşimi anne karnında başlar.Bu dönemdeki ruh hali ve sevgi kesinlikle bebeği etkiler.Anne baba adaylarının bebek olayını kendi düzenlerini bozacak yeni bir hayat evresi şeklinde görmeyip, bu olayı büyütmeden, kendilerini bu evreye hazırlamaları gerekmektedir.